Üye Girisi Yapmamissiniz Ya Da Zaten Bir Klas En Klas Forum Sitesi Üyesi Degilsiniz. Forumlardan Yararlanabilmek Için Üye Olmalisiniz. Lütfen Buraya Tiklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.
  Klas En Klas Forum Sitesi > Dini Konu ve Paylaşımlar > İslam ve İnsan > Genel Konular (Moderatörler: TURKUAZ, huzur sokağı) > Büyük Aldanış: Dünya Hayatını Ahirete Tercih Etmek
Konu Bilgileri Kisayollar
Konu Basligi Büyük Aldanış: Dünya Hayatını Ahirete Tercih Etmek
Cevaplar 4
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 88
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Büyük Aldanış: Dünya Hayatını Ahirete Tercih Etmek  (Okunma Sayısı 88 defa)
06 Ekim 2007, 22:28:55
mxdönence
Ziyaretçi
« : 06 Ekim 2007, 22:28:55 »



İnsan hep aldanışlarının kurbanı olmuştur. Cennette meskunken, kulağına fısıldanan ebedi olma düşüncesi uğruna Rabbinin kendisi için belirlediği sınırı ihlal eden insan, bu aldanışının bedelini cennet yurdunu yitirerek ödemiştir. Ne var ki ödediği bu büyük bedel bile insanoğlunun yeryüzündeki hayat serüveni müddetince daha büyük aldanışlara yönelmesini, anlık gaflet ve aldanışların da ötesinde zaman zaman Rabbine karşı cephe almasını engelleyememiştir.

Şu ayetler, bir yaratılmışın yaratıcısına, kendisini yoktan var edip büyüten ve sayılamayacak nimetlerle donatan Rabbine karşı giriştiği bu yüzkarası isyana işaret etmektedir:

“Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.” (İnşikak 84/6)“, “İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş.” (Yasin 36/77), “O, insanı bir damla sudan yarattı. Fakat bakarsın ki (insan) Rabbine apaçık bir hasım oluvermiştir.” (Nahl 16/4)

Evet, insan, bir damla meniden yaratılan insan, Rabbi kendisini büyütüp belli bir kuvvetle teçhiz edince kalktı Rabbine cephe alma nankörlüğünü gösterdi. Yoktan varedilğini unuttu da kalktı Rabbine hasım oluverdi.

Günümüzde de yeryüzü bu isyanın örnekleriyle dolu değil mi? Bir bakalım semtimize, ilimize, ülkemize; iyilikler mi ağır basıyor, kötülükler mi? Allah’a kulluk ve adalet mi ağır basıyor, zulüm ve tuğyan mı? Bir bakalım yeryüzü coğrafyasına, Allah’ın dinine karşı resmi politikalarla savaş yürütülmeyen kaç ülke var şu yeryüzünde? İslam’ın ya da onun doğrudan düşman kategorisinde gösterilmesinden çekinildiği yerlerde “irtica”nın hedef tahtasında olmadığı bölge yok denecek kadar az şu koca yeryüzünde. Her yerde İslam hedef tahtasında, her yerde Müslümanlar namlunun ucunda. Filistin, Irak, Çeçenistan, Keşmir, Afganistan... Kanayan yaralar hep İslam coğrafyası. İnsanlar, tıpkı Firavunlar ve Nemrudlar çağında olduğu gibi bugün de sırf “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için zulümlere maruz kalıyor, Müslümanların yurtları talan ediliyor, evlerine tarlalarına el konuluyor.

İçerisine düştüğü aldanışların boyutunu Rabbine karşı açık isyana kadar götürmüş olan insanoğlu, tarihi boyunca akla hayale sığmayacak kötülüklere, zulümlere, soykırımlara imza atmıştır. Hiroşima ve Nagazaki’de üç gün arayla 340 bin insanı katleden ABD bu tuğyanın çağımızdaki zirvesini temsil etmektedir.

Şüphesiz insanın kendisini yoktan vareden Rabbine karşı isyan bayrağı açmasında etkili olan temel nedenlerden biri, ahiret inancını yitirmesi olmuştur. “Dünyada ne yaparsam yanıma kâr kalır” düşüncesi, ahiret inancının yitirilmesiyle ortaya çıkmış ve insanın canavarlaşmasında etkili olmuştur. Birçok insan da ahiret inancına sahip olduğunu zannetmekle ve iddia etmekle birlikte yaşamlarını bu inanç ekseninde kurmamış, dünya hayatını ahirete tercih etme yanılgısına düşmüşlerdir. Yüce Rabbimiz bu yanılgıyı şöyle haber veriyor:

“Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.” (İnsan 76/27)

Çarçabuk geçen dünya hayatını tercih edip o çetin hesap gününü ve ahiret yaşamını ihmal etmek tarih boyu insanların en temel aldanışı olmuştur. Kur’an’ın bizlerden istediği dünya ve ahiret dengesini gözetmek ve hem dünya hayatında hem de ahirette mutluluğu yakalamamıza vesile olacak bir yaşam sürdürmemizdir. Kur’an, yalnızca dünya nimetlerini arzulayanların ebedi mutluluğu yakalayamayacağını belirtmekte, bunun yolunun hem dünyada hem de ahirette iyilik istenmesi ve bu yolda çaba gösterilmesi olduğunu öğretmektedir. Şu ayetler, bizleri dünya ve ahiret dengesini inşa etmeye çağırmaktadır:

“Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas - 28/77)

“...İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.

Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.

İşte onlar için, kazandıklarından büyük bir nasip vardır. (Şüphesiz) Allah'ın hesabı çok süratlidir.” (Bakara 2/200-202)

“Ahiret de dünya da Allah'ındır.” (Necm 53/25)


Kur’an, bu şekilde bizleri hem dünya hem de ahiret hayatını mamur etmeye ve dünya-ahiret dengesini gözetmeye çağırırken, bu dengeyi gözetmeyip dünyaya meyledenleri ise şu ifadelerle uyarmaktadır:

“Doğrusu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden mallarınızı (tamamen sarfetmenizi) istemez.” (Muhammed 47/36)

“Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.” (İsra 17/18)

“Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.” (Şura 42/20)

“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı yağmurun bitirdiği ve ziraatçilerin de hoşuna giden bir bitki gibi önce yeşerir, sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçinmeden başka bir şey değildir.” (Hadid 57/20)

“Artık kim azmışsa ,

Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

Şüphesiz cehennem (onun için) tek barınaktır.

Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

Şüphesiz cennet (onun) yegâne barınağıdır.” (Nazi’at 79/37-41)


İslam’ın en temel özelliklerinden biri, onun dünya-ahiret ve madde-mânâ dengesini esas alan bir din olmasıdır. İslam, her türlü aşırılığa, ifrat ve tefrite kapılarını kapatmıştır. O, vasat yoldur. Ne Batı uygarlığı gibi madde eksenli ve dünyevîdir, ne de Doğu uygarlıkları gibi tamamıyla dünya hayatını dışlayan bir anlayışa sahiptir. İslam’ın dünya görüşü dünya-ahiret dengesine dayalı, gerçekçi, berrak ve iki cihan saadetine dayalı bir yapıya sahiptir.

Çarçabuk geçen dünyayı kalıcı olan ahirete tercih eden insanların bu tercihi çok büyük bir aldanıştır, zira ebedî olanı bırakıp fani olana talip olmuşlardır. İnsanları bu aldanışın kendilerini uğratacağı acı akibet konusunda uyaran Kur’an, insanların dünyaya olan ölçüsüz teveccühlerinin aksine ahiret yurdunun daha hayırlı olduğunu bildirmekte ve insanları akletmeye, durumlarını gözden geçirmeye davet etmektedir:

“Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret hayatı daha hayırlı, daha devamlıdır.” (A’la 87/16-17)

“Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.” (İnsan 76/27)

“Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!” (Ankebut 29/64)

“...Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır. De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.” (Al-i İmran 3/14-15)


Kur’an birçok ayetinde dünya hayatıyla ahiret hayatını kıyaslamakta ve dünya hayatının geçiciliğini, bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu, oysa ahiret hayatının kalıcı ve asıl hayat olduğunu vurgulamaktadır. Kur’an’da dünya hayatının geçiciliği bazı misaller verilerek de anlatılmaktadır. Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, dünya hayatını yeryüzünde yaşanan ilkbahar ve sonbahar aylarını misal göstererek anlatmakta, baharda açan çiçeklerin, her yeri kaplayan yeşilliklerin daha sonra nasıl yok olup gittiğini misal vererek dünya hayatının geçiciliğini hatırlatmaktadır. Şu ayetler dünya hayatını ne kadar etkili bir şekilde tasvir etmektedir:

“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.” (Hadid 57/20)

“Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Nihayet yeryüzü zinetini takınıp, (rengârenk) süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (âfetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz. İşte iyi düşünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.” (Yunus 10/24)

“Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.” (Kehf 18/45)


Kur’an’da, dünya hayatı ile ahiret hayatı arasındaki geçicilik-kalıcılık farkının misallerle anlatılması, mesajın insanlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. İnsanlara somut örnekler verilerek dünya hayatının geçiciliği zihinlerde canlandırılmaktadır.

Dünya hayatının aldatamadığı insanları ise yüce Rabbimiz asıl varılacak yer olan ahiret hayatında ebedi kurtuluşla müjdelemektedir:

“Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.” (Maide 5/119)
Moderatöre Bildir   Logged
06 Ekim 2007, 22:37:47
Administrator
*
Üye Grubu : O Bir Klas
Yas : 24
Nerden :
Kayit Tarihi : 24 Şubat 2007, 15:23:30
Mesaj Sayisi : 3150
Konu Sayisi : 473
Üye No : 15
Rep Gücü : Rap 45
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #1 : 06 Ekim 2007, 22:37:47 »

faydalı bi paylaşım..ayetlerle de çok güzel pekiştirilmiş insanın nankörlüğü...rabbim bizi  bu nankör kullarından eylemesin inbşallah..
teşekkürler dönence
Moderatöre Bildir   Logged

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
17 Ekim 2007, 14:49:05
ESEDULLAH_HAKAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 17 Ekim 2007, 14:49:05 »

AMİNNNN... paylaşım için teşekkürler dönence emeğine sağlık kardeşim çok güzel bir konu...
Moderatöre Bildir   Logged
03 Kasım 2007, 14:36:35
*****
Üye Grubu : Klas Hastası
Yas : 17
Cinsiyet : Bayan
Nerden : istanbul
Kayit Tarihi : 13 Haziran 2007, 17:04:44
Mesaj Sayisi : 102
Konu Sayisi : 7
Üye No : 325
Rep Gücü : Rap 1
Offline Offline

« Yanıtla #3 : 03 Kasım 2007, 14:36:35 »

Rabbim bizi nankör kullarından eylemesin! İnş. öteki dünyada kazanırız.Rabbizmizin bize verdiği nimetler için çok şükretmemiz gerekirken biz ibadetlerimizi bile çok iyi bi şekilde yapmaıyoruz.RABBİM SEN BİZLERİ AFFET GERÇEK MÜ'MİNLERDEN OLMAMIZI NASİP EYLE!!!   (A  M  İ  N  !!  )
Moderatöre Bildir   Logged
03 Kasım 2007, 14:43:47
#*#...!M@MH@T!PL!M...#*#
Bayan Moderatör
*
Üye Grubu : O Bir Klas
Yas : Yok
Cinsiyet : Bayan
Nerden :
Kayit Tarihi : 09 Temmuz 2007, 15:12:11
Mesaj Sayisi : 5347
Konu Sayisi : 738
Üye No : 440
Rep Gücü : Rap 112
Kisisel Mesaj : S3WM3Y! ß!LM!ORS@N T@$1M@ O YÜR3Ğ!....
Online Online

« Yanıtla #4 : 03 Kasım 2007, 14:43:47 »

RABBİM SEN BİZLERİ AFFET GERÇEK MÜ'MİNLERDEN OLMAMIZI NASİP EYLE!!!   (A  M  İ  N  !!  )

amin inş.  gülümse
Moderatöre Bildir   Logged

*****
S3WG!  BULM@K  !Ç!N  @R@Y1$@  Ç1KM@Y1N  @LD@N@  ß!L!RS!N!Z  ÇÜNKÜ  3N  DOĞRU  S3WG!  UMM@D1Ğ1N1Z @ND@   G!R3R  H@Y@T1N1Z@  V3  S!Z  D@H@  N3  OLDUĞUNU  @NL@M@D@N  TUT@R  3L!N!ZD3N....
*****


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Lânet ve beddua etmek Dua ***şehadet gülleri*** 6 166 Son Mesaj 11 Eylül 2007, 19:06:37
Gönderen: n.s
FAYDALI İLİM İLE AMEL ETMEK...! Genel Konular TUĞBA PB 3 61 Son Mesaj 26 Eylül 2007, 20:00:37
Gönderen: TUĞBA PB
Tevbe Etmek Güzel Bir Mü'min Özelliğidir İman koca_türk 1 48 Son Mesaj 11 Ocak 2008, 22:54:13
Gönderen: TURKUAZ
Duada büyük zatları vesile etmek.. Dua nur 6 140 Son Mesaj 11 Haziran 2008, 18:42:28
Gönderen: Gül_Güzeli
Dünyadayken, cennet ve cehennem hayatını anlayabilir miyiz? Güzel Yazı ve Makaleler keTum 1 35 Son Mesaj 19 Temmuz 2008, 12:26:32
Gönderen: nur
Salman Rüşdi Hayatını kitaplaştırıyor Gündemden Başlıklar (Son Dakika Haberler) Soul_Eraser 0 25 Son Mesaj 06 Ağustos 2008, 13:06:52
Gönderen: Soul_Eraser
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum



Wap - Wap2 - Wap Forum - XML - Rss - tagged - arsiv
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.159 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu

Bugün 05:42:21