|
koca_türk
Ziyaretçi
|
 |
« : 07 Mart 2008, 23:37:59 » |
|
Peygamberler, Allah Teala’nın kulları arasından seçtiği ve farklı özelliklerle donattığı üstün nitelikli insanlardır. Ancak onlar, bu üstün özelliklere sahip olmakla beraber insandırlar ve insanlara örnektirler. Dolayısıyla yaşadıkları ve karşılaştıkları olaylar esnasında sergiledikleri tavırlar bizim için son derece değerli eğitim prensipleridir. Bu bağlamda, ilk örneğimiz Hz. İbrahim’dir (r.a).
İlerlemiş yaşına rağmen, kendisine bahşedilen evladı İsmail’i gün gelip de Allah yolunda kurban etmesi emredildiğinde, Hz. İbrahim için, öncekilerden daha çetin bir sınav söz konusuydu. Kısacası Hz. İbrahim, ciğerparesinin sevgisiyle imtihan ediliyordu. Verdiği söze sadakat ve karşılaştığı imtihana sabır, en yalın şekliyle tecelli etmişti Hz. İbrahim’in hayatında… Ve onun yaşadığı sınavı başarıyla atlatmasına, oğlu İsmail (r.a) vesile olmuş, baba-oğlun, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için candan ve canandan vazgeçmeleri, anlamlı bir destana dönüşüp hatıra kalmıştı, sonraki nesillere…
Hz. Yakub’u (r.a) bir düşünün… Gözbebeğinden aziz bildiği yavrusu Yusuf’u, üvey kardeşleri “kurt yedi” yalanıyla ayrı düşürmüştü kendisinden… Ve Hz. Yusuf (ve aleykümselam.) da, babası için bir sabır imtihanı olmuştu. Hz. Yakub, gözlerine perde inmesine sebep olacak ağlayışlarla ağlamış, fakat isyan namına tek söz etmeden “Artık bana düşen ancak sabrın en güzeliyle sabretmektir” demişti… Günler ayları, aylar yılları kovalamış, sonunda gösterdiği sabır, Mısır’a sultan olan oğlunun tahtına oturduğu gün sona ermişti.
Efendimiz’e Gözyaşı Döktüren İmtihan
Asırlar sonra, peygamberler neslinden süzülerek gelen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de, evladı İbrahim ile aynı sınavdan geçirilmişti. Hatırlayacağınız üzere, Hz. Mariye’den dünyaya gelen oğlunun doğumuna çok sevinmiş ve “ona Peygamber babam İbrahim’in adını verdim” demişti.
Medine’nin kenar mahallesinde bir sütanneye verdiği küçük yavrusu İbrahim’i her gün görmeye gidiyor, varınca bağrına basıyor ve koklayarak öpüyordu. Bir gün bebek İbrahim hastalanarak can çekişmeye başlayınca Peygamber Efendimiz'in gözlerinden yaşlar boşandı. Daha süt emme çağında bir bebek olan İbrahim’in kabre konuluşu esnasında Sevgili Peygamberimiz'in dilinden dökülen şu sözler, evladı ile sınanan müminler için önemli bir örnekti.
“Gözümüz ağlıyor, gönlümüz mahzun… Fakat biz Rabbimize isyan olacak hiçbir şey söylemeyiz. Ah İbrahim! Senden ayrılışımız bizi ne çok üzdü, bir bilsen…”
|