|
Administrator
Üye Grubu : O Bir Klas
Cinsiyet : 
Nerden : Yer mi?Kim?
Kayit Tarihi : 24 Şubat 2007, 00:17:01
Mesaj Sayisi : 5604
Konu Sayisi : 2421
Üye No : 2
Rep Gücü : Rap 168
Kisisel Mesaj : Canım sıkılıyor
Offline
|
 |
« : 15 Nisan 2007, 18:07:43 » |
|
بســـم الله الرحمن الرحيم Lailahe illALLAH Demek İle Müslüman Oluyormuyuz?Maalesef günümüzde müslüman ismini taşıyan birçok insan, hayalın gayesini belirleyen bu ifadeyi mana ve keyfiyetinden uzak bir .şekilde anlamakla ve kullanmakladır. Öyle zannediliyor ki La ilahe illALLAH Muhammed'ur Resulullah ifadesi dille söylenen bir kaç kelimeden ibarettir. Bu söylendiği takdirde sahibini müslüman yapmaya kafidir. İster bunu şuursuzca söylesin işler mana ve ehemmiyetinden bihaber olsun.Bu hata öyle derinlemesine indi ki hayatının yüzde doksan dokuzu küfür ve şirk içinde olan insanlar bile adet üzere bu kelimeyi söyledikleri için müslüman sayıldı.
Öyle zannediyorum ki bu hatalı anlayışın sebebi; Kur'ani ibareleri anlama ve kavramada günümüz toplumu ile Kur'an'ın nazil olduğu dönemdeki Arap loplumu arasındaki yanlış bir benzerlikler kaynaklanmaktadır. Şüphesiz ki Kuran'ı Kerim, Arap lisanı üzerine nazil olmuştur. Ve Arap toplumu kendilerine inen bu kitabın neyi ifade ettiğini çok iyi biliyorlardı.Örneğin; ilah denildiği zaman neyin kast edildiği, Rab denildiğinde ne anlam ifade ettiğini, tağuttan ne kast edildiğini gayet iyi biliyorlardı. Bunun gibi La ilahe illALLAH'a davet edildiklerinde neye davet edildiklerimde çok iyi biliyorlardı. Çünkü bunlarla ilgili köklü bir bilgiye sahiptiler. Herhangi birisi onlara ALLAH'tan başka ilah yoktur, Muhammed'de onun kulu ve Resulü'dür dediğinde bu adamın bununla ondan ne istediğini çok açık bir şekilde biliyordu. Bu isteğiyle neyi red edip neye itaat edeceğini hiç bir karışıklığa meydan vermeden idrak ediyordu.Onlara ALLAH'a ibadet edin tağuttan sakının denildiği zaman bu davetin kendilerinde nasıl bir değişiklik istediğini ve hayal nizamlarındaki değişikliğin nedenli kapsamlı olduğunu gayet iyi anlıyorlardı. işte böyle bir ortamda ALLAH Resulü'nün kim "lailahe illALLAH" derse cennete girer ifadesinde yanlış bir anlamın istidlal edilmesine imkan yoktu. Yani hem bu ifadeyi kullanması, hem de bir çok şirkin beraberinde işlemesi imkansızdı. Ancak günümü/, toplumda bu tür kavramlar bu denli net bir şekilde anlaşılmamaktadır. Bizce bununda iki önemli nedeni vardır: 1) Arap toplumunun dili ve kültürünün çok yakından tanınmaması ve O'nun hakkında yeterli bir bilgiye sahip olunmaması. İlk Arapça'nın önemli ölçüde özelliğini kaybettiğini de söyleyebiliriz. 2) Otoriter güçlerin bu kavramları maksatlı bir biçimde anlamlarından saptırmış olmaları. Böylece dinin toplum hayalında gerçek etkisi azalacak ve onların saltanatları için bir tehlike olmaktan çıkacaktır. Özellikle ilah, Rab ve La ilahe illALLAH kavramlarına bir lakım soyut anlamlar yüklenerek zihinlerde sadece mücerred bir bilgi olarak yerleşmesini sağladılar.
İbadet kelimesini de bir takım sembolik hareketlerle sınırladılar. Din kelimesini bazen bir mezhep, bazende ALLAH ile kul arasında manevi bağ şeklinde topluma empoze ettiler. Tağut kelimesini pul ve şeytan gibi bir takım soyul şeylerle açıkladılar. Böylece gün geç tikçe insanlar Kur'an'ın esrarını anlamaktan mana ve geliş amacını bilmekten uzaklaştırılıyordu. Şu çok iyi bilinmelidir ki İslam dinine girmenin ve o yüce dinin mensubu olmanın ifadesi olan La İlahe illALLAH ibaresi ne vicdani bir duygusallık ve ne de bir kaç kuru laftan ibarettir.O ALLAH Resulüne tabi olmanın, O'nun hidayeti üzere yaşamanın ve getirdiği nizamı gerçekleştirmenin ifadesidir. O insanlığı kurtuluşa çağırmanın parolasıdır. ALLAH ve Resulü'ne tabi olmanın ve bu tabiyetin hayata bütün yansımalarıyla bir ibare şeklinde billurlaşmasıdır. O ilahi davanın vazgeçilmez sembolüdür. O halde ağızlarda gevelenen bir kaç kuru laf veya coşturucu sözler onu ifade etmeye kafi değildir. Bu sözü söyleyen kişinin samimiyeti; ALLAH'a olan muhabbeti ve Resulu'nun getirmiş olduğu şeriata tabi olmasıyla mümkündür. Aksi taktirde davasında yalancı olmaktan öteye geçemez. Bütün İslâm alimlerin ittifakı ile sabittir ki şehadet sadece mücerret bilgiden ibaret değildir. Bilgi ve ikrara keyfiyet kazandıran inkıyattır. İnkıyadı olmayan bilgi mücerrede, ikrar ise kuru bir lala dönüşür. Eğer böyle olmamış olsaydı; gerek ehli kitaptan ve gerekse müşriklerden bazıları Resulullah'ın Peygamberliğine ve onun doğruluğuna şehadet ettiklerini görüyoruz. Bu durumda da onların mü'min olduklarını kabul etmemiz gerekir. Oysa bakıyoruz ki onların bu yöndeki şehadeti onları mü'min yapmaya kafi gelmiyor. ALLAH dininin bir takım belirleyici vasıfları vardır. Onlar oluşmayıncaya dek şehadet de gerçekleşmez. Şehadet ifadesinin getirdiği şuur ALLAH Resulü'ne ittiba ve O'nun şeriatına teslimiyettir, İslâm Tevhid akidesinin esasını bu ibareyle atar. ALLAH'ın Uluhiyyetine şehadet, Rububiyyetine şehadet, Melikiyyetine şehadet ve Ubudiyyetin de (kulluk) yalnız ve yalnız O'na olabileceğine şehadet. Uluhiyyet'ine şehadet etme şuuru, bütün beşer hayatında ve her türlü içtimai münasebetlerde hakimiyet hakkını yalnız, ve yalnız ALLAH'a ait kılmayı gerektirir. Kainat'ın yaratılışında tek olan ALLAH tedbir ve idare etmede de tektir. O hak sadece O'na aittir, ilahi dinin tasavvur şekli ve ona iman etmenin usulü budur. Müfsidlerin ve inkarcıların tasavvur ettikleri gibi değil. Şimdi bu özet açıklamalardan sonra "Kim La İlahe illALLAH derse cennet'e girer" hadisinden yanlış anlamlar çıkarıldığını diğer bir kaç hadisle birlikte inceleyelim. "Ubude b. Samid (ra)den Resulullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir. "Kim La ilahe illALLAH'a şehadet edip, ALLAH'ın tek olduğu ve hiç bir ortağı bulunmadığına, Hz. Muhammed (S.A.V.)'ın onun kulu ve Resulü olduğuna şehadet ederse cennete girer." (Buhari-Müslim) "Osman (ra)'dan Resulullah (S.A.V.)'ın şöyle dediğini rivayet edilmiştir, -kim La ilahe illALLAH manasım idrak ederek ölürse cennete girer." (Müslim) Ebu Abdullah Tarık b. Eşyem (ra)'den rivayete göre Nebi (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, ALLAH'tan başka İlah yoktur der ve insanların tapmakta oldukları ALLAH'tan başka mabudları inkar ederse, onun malı, canı haramdır. Gizli hallerinin hesabı ise ALLAH'a aittir." (Müslim) "Ey kitap ehli ancak ALLAH'a kulluk etmeniz ona hiç bir şeyi eş koşmamanız, ALLAH'ı bırakıp birbirimizi Rab olarak benimsememek üzere bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin. Eğer yüz çevirirlerse bizim müslüman olduğumuza şahit olun deyin" (Al-i İmran 64) Dinde zorlama yoktur ve gerçektende doğru ve yanlış yollar apaçık meydandadır. Kim tağutu (ALLAH'ın hükmünü tanımayan azgın otorite sahihlerini) tanımayıp da ALLAH'a iman ederse muhakkak ki sağlam ve kopmaz bir ipe sarılmış olur. ALLAH işitici ve bilicidir" Bakara 256 "Ey Muhammed: ALLAH'tan başka hiçbir İlahın olmadığını bil. Kendinin, iman etmiş erkek ve kadınlarının günahlarının bağışlanmasını dile.ALLAH gezdiğiniz yeride duracağınız yeride bilir. Ubade b. Samit (ra.)ın hadisini dikkatle incelediğimizde hadiste geçen "kim La ilahe illALLAH'a şehadet ederse" kısmı dikkate şayan bir bölüm olarak göze çarpmaktadır. Şehide kelimesinin, şahitlik etti anlamında olduğu bilinmektedir. Şehadet ise bilmesi gereken bir konudur. Her hangi bir konuda şahitlik etmemiz için o konu hakkında yakini bilgiye sahib olmamız gerekmektedir. Aksi takdirde yalancı şahitlik olur. O halde hadisi şu şekilde anlamamız, mümkündür. Kim -La ilahe illALLAH Muhammed'en Resulullah- ibaresini bilinçli ve şuurlu bir şekilde ikrar eder. ALLAH'a hiç bir suretle ortak koşmadan yaşamını bu doğrultuda yönlendirirse ALLAH ona cennetini nasip eder. Ebu Abdullah Tarık b. Eşyem (ra)'den rivayet edilen hadisi incelediğimiz de burada da değişik bir cephede bilinçli iman etmenin zaruretine dikkat çekildiğini görürüz. Kim La ilahe illALLAH der ve bunu ancak insanların tapmakta oldukları ALLAH'tan başka mabutları inkar ve red anlamında söylerse onun malı ve canı müminlere haramdır. Dikkat edilirse La ilahe illALLAH'dan sonraki ibare adeta O'nun tefsiri mahiyetinde kullanılmıştır. O halde hem La ilahe illALLAH ifadesini kullanmak hem de ALLAH'tan başka bir takım, hüküm sahihlerinin hüküm ve otoritesini kabullenmek kişiyi tezada düşürür. Bu hadislerden şunu anlamaklayız: La ilahe illALLAH'ı ALLAH'tan başka her türlü hakim güçlerin hakimiyetlerini kanun ve nizamlarını red etmek, yalnız ve yalnız. ALLAH'ın hakimiyetine ve O'nun hükmüne boyun eğmenin zarureti şeklinde anlamanız, gerekmektedir. Ey Muhammed: ALLAH'tan başka hiçbir ilahın olmadığını bil." ayeti kerimesi akıllara doğruluk verecek biçimde Kendi Resulüne La ilahe illALLAH'ı bilme ve anlama konusunda emir sigasıyla hitab etmektedir. işte hayatın asıl amacını belirleyen bu ibarenin keyfiyeti bu kelimeyle ifade edilirken şüphesiz ki kelimelerde kalan anlamsız bir takım sözcüklerden ziyade bilinçli bir inanç ve şuurlu bir eylem kastedilmektedir. Tabi ki bunu da despotların topluma empoze ettiği anlamda değil, ALLAH ve Resulu'nun muradına uygun bir biçimde idrak çimekle mümkündür. Bilinçsiz bir iman iddiası aklı selimce red edildiği gibi Kitap ve Sünnete göre de geçerli değildir. Anlaşılmayan bir takım şeylerin insandan inanç haline gelmesi elbette abesidir. Çünkü inancın pratiğe yansıması zorunluluğu vardır. Hakikati anlaşılmayan bir düşünce pratiğe nasıl yansıyacaktır.Hasılı La ilahe illALLAH'ın insanda iman şeklinde oluşması için m******* bilinçli bir şekilde idrak edip pratiğe yansıması lazımdır. Aksi takdirde boş bir iman iddiasından başka bir şey olmaz.
-Alim Ali Diko-
|