|
koca_türk
Ziyaretçi
|
 |
« : 03 Ocak 2008, 21:02:44 » |
|
Allah Resulü (s.a.v) daima kendini insanlardan bir insan olarak kabul etmiş ve hiç kimseden kendini üstün görmemiştir.Mescid yapımında,diğer insanlar bir ker*** taşırken iki ker*** taşıyan;hendek kazımında açlıktan herkes karnına bir taş bağlarken iki taş bağlayan,karşısına gelen ve mehabetinden dolayı sıtmalı gibi titreyen adama,”Kardeşim,korkma,ben de senin gibi,anası kuru ekmek yiyen bir insanım.”(İbni Mace,Et’ime,30;Heysemi,Mecmeu’z-Zevaid,9/20)diyen Allah Resulü (s.a.v),insanların en mütevazisidir.
Hicret esnasında Medinelilerden o güne kadar Allah Resulü’nü (s.a.v) görmemiş olanlar,hep Hz.Ebu Bekir’in elini öpmeye davranmışlar,Onu Allah Resulü sanmışlardı.Ancak O,eline yelpazeyi alıp Efendimiz (s.a.v)’i serinletmeye başlayınca,mesele anlaşılmıştır.Zira Allah Resulü(s.a.v),kendisini Hz.Ebu Bekir’den ayırıcı bir davranışta bulunmuyordu.
Mekke’yi fethedip şehre girerken başını o kadar eğmişti ki,başı adeta bindiği hayvanın eğerine eğiliyordu.O şanlı Nebi,o şanlı beldeye işte böyle bir mahviyet ve tevazu içinde giriyordu.
Hz.Aişe Validemiz’den rivayet edilen bir hadiste şöyle buyruluyor:”Allah Resulü evinde,herhangi bir insan gibi davranırdı.Kendi elbisesini yamar,ayakkabılarını tamir eder,ev işlerinde hanımlarına yardımda bulunurdu.”(Buhari,Nafakat,8;Edep,40,Tirmizi,Şemai l,78,Sıfatu’l-Kıyame,45;Müsned,6/256) O bunu yaptığı sırada O’nun adı cihanın dört yanında anılıyor,herkes O’ndan ve O’nun getirdiği dinden bahsediyordu.O zamanını öyle ayarlamıştı ki,bu kadar mühim işler arasında bunlara da fırsat bulabiliyordu.
Alıntı
|