|
Üye Grubu : Klas Sever
Cinsiyet : 
Nerden : nevşehir
Kayit Tarihi : 26 Mayıs 2007, 22:49:44
Mesaj Sayisi : 25
Konu Sayisi : 20
Üye No : 265
Rep Gücü : Rap 1
Offline
|
 |
« : 18 Haziran 2007, 01:17:01 » |
|
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır;
"Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ her gece, gecenin son üçde biri kaldığı sırada dünyâ semâsına nüzul eder ve şöyle buyurur: '' Bana duâ eden var mı, duâsına icabet edeyim? İstediğini vereyim. Bana istiğfar eden var mı, onu mağfiret edeyim? (1)
Bu hadîs-i şerîf, gecenin son üçde birinin vakti icabet olduğuna büyük müjdelerle beraber delâlet etmektedir.
"Gece yarısında semânın kapıları açılır ve bir münâdî şöyle seslenir: "Hiç duâ eden var mı, icâbet olunsun, bir şey isteyen var mı verilsin, bir sıkıntıda olan var mı kurtarılsın. Her hangi bir duâ ile duâ eden hiç bir müslüman yoktur ki Allah Teâlâ ona icabet etmiş olmasın. Ancak şehveti için koşan zinâkâr kadınla ayyaş ve işret ehli müstesna. " (2)
"Gecede bir saat vardır. Müslüman bir kulun dünyâ ve âhiret işinden istediği her hangi bir hayır varsa ve duâsı o saate gelirse muhakkak Allah ona dileğini verir. Bu her geçe vardır. " (3)
"Saatlerin efdali gecenin son kısmıdır." (4)
Üç kişi vardır ki onlar İblis'den ve askerlerinin şerrinden masûndurlar: 1- Gece ve gündüz Allah'ı çok zikredenler, 2- Seher vakitlerinde istiğfar edenler, 3- Allah'ın haşyetinden ağlayanlar." (5)
Sabah Namazına Kalkmak İçin Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
'Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytan ense kökünüze üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: "Sen yat yat, daha gece uzundur" diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uykudan uyanır da Allah'ı zikreder, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür ve zinde ve neş'eli olarak ve tertemiz bulunarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücûdu habîs ve tenbel olarak sabaha çıkmış olur.' (32)
Abdullah bin Mes'ud -radıyallahu anh-dan gelen rivayette ise Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in huzurunda geceden uykuya dalarak tâ güneş doğuncaya kadar uyuyup sabah namazına kalkmayan kimse zikredilse:
"O kimsenin kulağına şeytan işemişdir" buyururlardı." (33)
Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz:
"Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)
YATARKEN okuncaK DUÂ
Nebiyy-i Ekrem Efendimiz yatağına girince sağına yatar,sağ elinin içini sağ yanağına getirir, böylece Allah'a teslim olma duâsını okurdu. Bu duâ şöyleydi:
"Allahümme eslemtü nefsî ileyke. Ve veccehtü vechî ileyke. Ve fevvadtü emrî ileyke. Ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke. Lâ melce'e, velâ mencee minke illâ ileyke. Âmentü bi-kitabikellezî enzelte, ve binebiyyikellezî erselte."
"Allah'ım, nefsimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim. İşimi sana havale ettim. Sırtımı sana hem korkarak, hem de ümid ederek dayadım. Zaten senden başka sığınacak, sende başka dayanacak melce' ve mence'de yoktur. Kurtarış ve himaye ancak sendendir, sana mahsustur. Allah'ım indirdiğin kitabına, gönderdiğin Peygamberine iman ettim. Bu hal ve iman ile uykuya yatıyorum."
RÜYADA KORKANIN OKUYACAĞI DUA Rüya kötüye işaret olduğu yolunda kendisinde şüphe belirirse, hemen şu duayı okumalıdır:
"Allâhümme innâ neûzü bike min ameli'ş-şeytani ve seyyiâti'l-ahkâm."
"Allah'ım, şeytanın şerrinden ve rüyanın kötüsünden sana sığınırız."
İster hayra, ister şerre işaret olsun, korkutan rüyalardan sonra umumiyetle şu duâ okunmalı, Allah'a sığınmalıdır:
"Eûzü bi-kelimatillâhi't-tâmmati min gadabihî ve şerri ibadihi ve min hemezati'ş-şeyâtîne ve en yahdurûn.."
"Allah'ıntam olan kelimeleri ile gazabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve şeytanların hazır bulunmasından Allah'a sığınırım."
Yemek Duâsı
Bizler sofraya oturunca, önce: "Bismillâhirrahmânirrahîm" der, sonra elimizi uzatırız. Şayet Besmele'yi baştan unutacak olursak, hatırımıza geldiği yerde, "Bismilâhi fî evvelihî ve âhîrihî" deriz. Yemeğe böyle zikirle başlayan mü'min, fikirle devam eder, hamd'le de bitirerek Peygamberimizin şu hamd duâsını da sonunda aynen okur:
"Elhamdü lillâhillezî et'amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn!.."
"Bizi yediren içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah'a hamdolsun."
Sizden biriniz aksırınca; "Elhamdülillah"
"Allah'a hamdolsun." desin. (Bunu işiten) kardeşi veya arkadaşı;
"Yerhamükâllah" "Allah'ın rahmeti üzerine olsun." desin. O da; "Yehdikümullahü ve yuslihu bâleküm" "Allah size hidayet etsin (hidayette dâim kılsın) ve halinizi ıslah eylesin." desin. (Buhari; 7/125)
|