|
Üye Grubu : Klas Sever
Nerden :
Kayit Tarihi : 10 Mart 2007, 20:41:07
Mesaj Sayisi : 38
Konu Sayisi : 19
Üye No : 74
Rep Gücü : Rap 0
Offline
|
 |
« : 31 Mart 2007, 22:44:25 » |
|
Amerikalı araştırmacı-yazar Michael Hart, 1982’de yayınladığı ve insanlık tarihinin en önemli yüz kişiliğini konu alan yapıtı “En Etkin Yüz”de birinci sırayı Efendimiz’e ayırır. Bu tespit, O’nun peygamberliğini kabul etmeyen birinin, buna rağmen, O’nu dünyanın gelmiş geçmiş en etkin önderi olarak gördüğünün ifadesidir. Evet, “lider, önder, büyük insan” vb. isimlerle anlatılan ve üstün karizmaları oluşturan pozitif değerlerin bütününün Hz. Muhammed (sas)’de ideal kıvama sahip olduğu, hayatını incelemiş olan dost-düşman herkesin ortak kabulüdür. Kendisine sorulan bir soruya cevap verirken, soruda olmayıp da soru soranın zihninde bulunması olası varyasyonları da yanıtlayan bütüncül üslubundan, bütün alçakgönüllüğüne rağmen özellikle, ilk kez O’nu göreni şoka sokan doğal heybetine kadar, Allah Rasulü ideal bir toplumsal önderde bulunması gereken bütün doğal ve kazanılmış niteliklere sahiptir. Bütün hakkında fikir vermek amacıyla bunlardan birkaçına göz atacak olursak, örneğin: Toplum içinde yapılan yanlış ve çirkin davranışları, suçluyu deşifre edip de daha fazla suça itmeden, kalabalığın içinde ve bazıları gibi soyut ifadelerle uyarması... Arapları üstün ırk olarak gören birtakım arkadaşlarını “Arapça hiç kimsenin anası ya da babası değildir. Arapça konuşan herkes Arap’tır.” diyerek uyarması, İslam’ın ırkçılığın her çeşidinden korunması için önlem alması... Sahip olduğu devlet erkini, kesinlikle kişisel bir çıkarını gerçekleştirme peşinde kullanmaması... Hatta bu sayede halktan vergiyi yine halk için toplama anlayışın insanlık tarihine ilk kazandıran da O’dur.
Habbab dönene kadar Eret oğlu Habbab, Mekke’den hicret etmiş, ilk Müslümanlardan, azatlı bir köledir. Yani toplumun en alt kategorisinde kabul edilen insanlardan... Medine’de Allah Rasulü tarafından uzun sürecek bir göreve gönderilir. Tekrar evine dönüp, günlük işlerini başına dönünceye kadar ise o işlerinin her gün Habbab’ın evinde bizzat Efendimiz görür. Evin kadınları süt sağmasını bilmedikleri için sığır ve keçileri her gün Allah Rasulü tarafından sağılır. Ailenin, erkeğin yokluğundan etkilenmesine izin vermez. Hep aranızda olacağım Yeni Müslüman olmuş, görgüden habersiz göçebe Arapların kendisini rahatsız etmeleri, amcası Hz. Abbas’ı üzüyordu. Bir gün yine böyle bir grup tarafından çevrelenmiş, tozun toprağın üzerinde ve kızgın güneşin altında yeğenini gören amca dayanamayıp şöyle der: - Ey Allah’ın elçisi! Bari sana bir çardak yapsak da hiç olmazsa güneşten korunsan! Bunun üzerine O cevap verir: - Hayır. Allah beni kendi katına alıncaya kadar, ben onların arasında bulunacağım. Ökçeme basmalarına, elbisemi çekiştirmelerine ses çıkarmayacağım. <
|