|
Üye Grubu : O Bir Klas
Yas : 19
Nerden : KeFe GaF DiYeNlErDen
Kayit Tarihi : 04 Mart 2007, 12:31:44
Mesaj Sayisi : 1346
Konu Sayisi : 425
Üye No : 69
Rep Gücü : Rap 50
Kisisel Mesaj : Artık emeklemeyi bitirdik, şimdi Amel zamanı..."
Offline
|
 |
« Yanıtla #2 : 25 Mart 2007, 19:37:53 » |
|
size=18]Sahabeden Ukbe bin Nafi (R.A.) Afrika’da, yerli halk tarafından yapılması muhtemel inkılâba karşı bir emniyet tedbiri alarak başka bir şehirde yerleşmeye karar verdi. Buna da “Kavrayan” mevkiini uygun buldu. Adı geçen yer, yılan, çıyan ve yırtıcı hayvanların barınağı olduktan başka bataklıktı Ukbe Allah’a dua etti. Kendisi, duası kabul olunanlardandı. Sonra hayvanlara: “BİZ DEDİ, ASHABIYIZ, BURALARDAN UZAKLAŞIN, BİZ BURAYA YERLEŞECEĞİZ, BUNDAN SONRA KİMİ BULURSAK ÖLDÜRÜRÜZ...” O gün orada bulunanlar baktılar ki, yavrusunu alan hayvan yola koyulmuş, savuşup gitmekte. Bu hadiseyi bir çok berberi kabileleri görüp Müslüman olmuşlardır.
vİran Şahı Nûşerevan’ın veziri Büzürg-Mihr, ehemmiyetsiz bir sebepten dolayı eline, ayağına zincirler geçirtip zindana atılıyor. Her gün ekmek ve sudan başka bir şey verilmiyordu. Bir müddet böyle yaşadı, hiç şikayet etmedi. Bunun üzerine şah dostlarının yanına gönderilmesini ve onların yanında söyleyeceği sözlerin yazılmasını ferman buyurdu. “Vezir altı ilacım var ki, onları kullanarak kendimi koruyorum. Durumu soran dostlarına altı ilacı şöyle sıraladı: 1-Allah'a güvenmek, 2-Başa gelene dayanmak, 3-Sabretmek, 4-Yılmamak, 5-Daha kötü bir duruma düşmemiş olmak yüzünden teselli bulmak, 6-Her lahza kurtuluşu ümitle beklemek, İşte bunlar bana destek olup metanet verdi, dedi.
vFadıl Oğlu Şeyh Muhammed (K.S.) talebe iken çarşı yemeği ve ekmeği yemezdi. Babası köylü idi. Cuma günleri oğlunun bir haftalık yemeğini getirirdi. Bir gelişinde babası oğlunun odasında çarşı ekmeği gördü. Oğlu ile konuşmadı. Oğlu özür beyan etti. Ben almadım. Arkadaşım aldı , ben razı değilim dedi. Babası, eğer sen vera(*) ve takva sahibi olup şüphelerden sakınsaydın, arkadaşın buna cesaret edemezdi. İlim öğrenen vera’ya riayet etmezse cahiller arasında kalır dedi.
vEmevi halifelerinden Ömer Bin Abdülaziz, Horasan’a bir vali tayin ediyor. Vali Horasan’a vasıl olunca bakıyor, vaziyetler vahîm. Adamlar birbirini öldürüyorlar. Anarşi var, içki içiyorlar, her türlü rezalet var, soygun var. Oradan halifeye bir mektup yazıyor. “Ya benim istifamı kabul et, yahut ta meydanlara dikeceğim kazıklara direklere insanları bağlatacağım, at kamçıları ile dövdüreceğim” diyor ve müsaâde istiyor. Emir' in ona verdiği cevap çok enteresan: İstifanı kabul etmem için fevkalâde bir sebep yok. Tebââmı dövmene de razı değilim, sakın dövme. Çaresini sana iki kelimeyle söylüyorum: Hakk’ın emrini halka öğret. Adaletten de kıl kadar inhiraf etme -dönme-” diyor ve mektubu böylece cevaplandırıyordu.
vAbbâsîlerin en meşhur halîfesi Harun’ur Reşid, vezirleri ile bir sohbet esnasında, oğulları Emin ve Me’mun dan hangisinin daha zeki olduğu hakkında herkesin ayrı ayrı fikir beyan etmesi üzerine, sekiz on çubuğu bir araya bağlayıp getirmelerini emreder. Ve çocuklarını huzuruna davet eder. Önce Emin’e bu sımsıkı bağlanmış desteyi kırmasını söyler. Emin bütün gücünü sarf ederek elleri ve ayaklarının yardımıyla parçalamaya gayret ederse de muvaffak olamaz ve aczini itiraf eder. Sonra Me’mun içeri girer, aynı teklif ona yapılınca, bir müddet çubuk destesini gözden geçirir ve destenin içinden bir çubuğu güçlükle ç›kararak kırar, geri kalanları da aynı surette birer birer parçalar. Böylece zekasını meydana koymuş olur.
vİslam tarihinde ikinci Ömer diye tanınan, Ömer Bin Abdülaziz, halifeliği zamanında aklı erenleri çağırır onlarla din ve devlet işlerini görüşürdü, müşavere ederdi. Bir gün büyük zevattan Muhammed Bin Ka’bül Kürâzî'yi çağırır der ki, “Bana adaleti” tavsif et -vasıflandır-. O zat dedi ki, "peh!... peh!... sen büyük bir işten sordun. Adalet ve Adaletli davranmak: İnsanların küçük olanlarına baba olacaksın. Büyük yaşta olanlara evlat olacaksın, akranlarına kardeş olacaksın. Babana iyi bakıp hürmetli olacaksın, oğluna karşı merhametli ve şefkatli davranacaksın. Kendi kardeşini görüp gözeteceksin. İşte sana adalet."[/size]
|