Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için
Üye Ol veya
Giris YapŞimdi sen düşünceli koltuğunda başın cama dayalı,
Belki de bu şehirden bir masala hareket etmek üzeresin…
Düşlerinde yitik hazineler,ışıklı şenlikler,
Ucu muhtemelen mavi bir köye çıkan,böğürtlenli patikalar özlemindesin.
Binbir renkli balık mısın? kuş musun ?Bilinmez.
Bilinen o ki balık adımlarıyla kaldırımlarında gezdiğin bu şehrin,
annesinin kucağında saadeti bulan o küçük çocuk sen değilsin.
Bir mağaradasın galiba;karanlığına yitik sevgili isimleri kazılı.
Bir isim düşüyor aklına apansız…korkutuyor seni duvarlar karanlığa kazıyorsun adını.
Şimdi,düşünceli koltuğunda başın cama dayalı sen…
Gözlerin dinginlenemez bir şehir.
Yüreğin havayı yaran bir bıçak,
Ne kadar keskin,ne kadar tehlikelisin.
Ve bu halinle bile,belki de,
Bu şehirden bir masala hareket etmek üzeresin…
O kadar masalsın ki,
Çiftçi balıkçı senin için,balıkçıda çiftçi.
Çiftçi toprağa çeker küreklerini,balıkçı deniz eker.
Çiftçi toprağa gömülür,balıkçı denize.
Oysa sen buğday mısın?balık mısın?Bilinmez.
Ellerin yumuk,gözlerin gökyüzüne serili nelerde düşlemektesin...
Kılıçtan geçirilmiş aşklarında,inleyen ,yanan,savaş alanı gözlerin.
Bu halinle yine de sevmek mi istersin?
Duvarda bir ucu kopmuş,sallanan bir pastoral tablo,
O kırlara koşup kaybolmak mı istersin?
Bu halinle bile belki de bu şehirden bir masala hareket etmek üzeresin...