|
Üye Grubu : O Bir Klas
Yas : 19
Nerden : KeFe GaF DiYeNlErDen
Kayit Tarihi : 04 Mart 2007, 12:31:44
Mesaj Sayisi : 1346
Konu Sayisi : 425
Üye No : 69
Rep Gücü : Rap 50
Kisisel Mesaj : Artık emeklemeyi bitirdik, şimdi Amel zamanı..."
Offline
|
 |
« : 04 Mart 2007, 16:55:43 » |
|
BİRAZ DEĞİŞMEYE NE DERSİNİZ
MUTLAKA OKUYUN ! ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜ !
“Artık dayanamıyorum” dedi göz, “günde 6-7 saat TV den gelen radyasyon retina tabakamdaki koni hücrelerini mahvetti. Ya kirpiklerim ? yıkanmadağından mikroplarla doldu. Arpacık hastalığına teslim oldum.” Kulak lafa girdi : ya ben ? şehrin gürültüsü yetmiyormuş gibi 100 desibelin üzerindeki metalik gıcırtalarla titreşmekten genç yaşta ihtiyarladım. Oysa zarım, orta kulak kemikçiklerim ve korti organım 20-60 desibele ayarlı. Direnecek gücüm kalmadı.” Kıskı kısık öksürükler arasında akciğerlerin homurtusu duyuldu : “bir de bana sorun arkadaşlar halimi ! sahibimiz günde iki paket sigara içiyor. İncecik nazik zarlarla yapılmış alveollerim soba borusu gibi simsiyah kurumlarla kaplandı. Nefes alamıyorum, boğulmak üzereyim!” Yanık kokularını sala sala deri geldi. “ ah kardeşlerim! Ya benim derdim ? güzellik uğruna her yaz kızgın güneşlerin altında saatlerce kavruluyorum neredeyse kansere yakalanacağım!” Dil söylenmeye başladı : “yedikleri, içtikleri şeyleri hiç sormayın en asitli koladan bin bir çeşit alkollü içkiye kadar beni mahvedecek, sizleri de öldürecek, ne varsa içiyor. Üstelik abur cubur yiyip komşum dişleri fırçalamıyor bile ! bakteri yuvasına döndük ! kokuyoruz.” Kaşına kaşına ayaklar lafa girdi : “bütün gün üzerimde şişman birini taşımak ne demek, bana sorun ! üstelik tırnaklarım yıkanmadığından pislik ve mikrop dolu. Mantar hastalığı çekiyorum. Kayınmaktan yara bere içinde kaldım. Yeter artık ! Beyin konuşmalara katıldı: tefekkür için Yaradan ı (cc) bulmak , tanımak için O nun rahmetini, şefkatini, güzelliğini ve diğer isimlerini kainatta harf harf söküp okumak için yaratılmıştım. Sizler de bana bu konuda yardımcı olacaktınız. Aysa yalana , düzenbazlığı, kurnazlıklarla haram yollarda menfaat peşinde koşmaya harcandım. Hakkımı istiyorum.” En sonunda kalp manevi boyutuyla birlikte ağır ağır adımlarla yanlarına geldi : hepiniz haklısınız. Ama bir de beni dinleyin. Ben manevi yönümle sonsuza kanatlanıp uçmak için yaratıldım. Rabbimizi sevmek için varım. Bunun için kainatı Yaradan dan dolayı her şeyiyle sevebilecek kapasitedeyim. Yaradan a kul olma makamının başında ben gelirim. Ben bir çekirdeğim. Büyüyüp kocaman bir ağaç olabilirdim ki ; o ağacın kökü iman gövdesi sevgi meyvesi Allah a kul olmaktır. Bir de şu halime bakın mala mülke cismani varlıklara zevklere harcandım. Kula kul oldum. Yalancı sevdaların peşinde perişan oldum. Maddi boyutumdaysa yanlış beslenme sigara ve tembellik yüzünden koroner damarlarım tıkandı artık yaşamak istemiyorum. Bütün organlar ayaklanmıştı ; sesleri giderek yükseliyordu ki, pürtelaş önsezi koşarak geldi: “arkadaşlar koca kainat dolusu kızgın kalabalık buraya doğru geliyor. Aralarında kimler yok ki ? etini sütünü veren koyundan bir kilo bal için on binlerce çiçek dolaşan arıya fotosentezle çamurlu bir suyu bir kimyevi işlemden geçirip elma incir üzüm yapan ağaçlara bir lamba gibi hiç durmadan yanarak dünyayı aydınlatan güneşe kadar karıncadan yıldızlara bütün varlıklar bir ordu gibi buraya geliyorlar. Kızgın ve öfkeli haklarını almak için geliyorlar. Bize katılacaklarmış!”^ Bu haber üzerine bütün organlar sahiplerini Rablerine (cc) şikayete karar vermişti ki yollarını gözleri yaşlarla dolu bir ümit kesiverdi: “durun kardeşlerim biraz daha sabredelim. Şikayetimizi geleceğı kesin olan ahiret gününe saklayalım. Belki bu süre içinde sahibimiz pişman olur, kul olduğunu hatırlar, tövbe eder!” Evet bu hikayenin sonu nasıl biter bilinmez ama bilinen bir şey varsa o da hepimize verilen nimetlerden teker teker hesap sorulacağıdır. Madem öyle biraz değişmeye ne dersiniz ?
|