|
koca_türk
Ziyaretçi
|
 |
« : 23 Mart 2008, 21:07:21 » |
|
Hudeybiye Barış Antlaşması yapılmadan önce Mekkelileri temsilen gönderilen Urve b. Mesud, dönüşünde Resûlul-lah‘ın ashabında gördüklerini Mekkelilere şöyle anlatmıştır:
«Bu ne tazim, bu ne hürmet! Vallahi Resûlullah ağzından bir şey atsa bu muhakkak sahabelerinden bir adamın avucu-na düşüyor ve o adam bunu yüzüne ve bedenine sürüp ovalıyordu. Onlara bir şey emredince, sahabeleri derhâl emrini yerine getirmeye koşuşuyorlardı. Abdest aldığı zaman da abdest suyunun artanını almak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Peygamber bir söz söylediği zaman, huzurundaki bütün sahabeler seslerini alçaltıyorlardı. Onu tazim için yüzüne dikkatle bakmıyorlardı.
Ey kavmim! Vallahi ben vaktiyle birçok meliklerin huzuruna sefir (elçi) olarak çıktım. Rûm meliki Kayser‘in, Fars meliki Kisrâ‘nın, Habeş meliki Necâşî‘nin dîvânlarına elçilik sıfatıyla girdim. Vallahi hiçbir melikin adamlarının, Muhammed‘in sahabelerinin Muhammed‘e tazim ettikleri gibi tazim gösterdiklerini görmedim.»
Ebû Kurâd (Mirsâd) es-Sülemî [r.a] rivayet ediyor: “Bir defasında Resûl-i Ekrem [s.a.v] abdest almak için su istedi. Su getirildi ve Resûlullah [s.a.v] getirilen kabın içine ellerini daldırarak abdest aldı. Abdestini bitirdikten sonra bizler de koşarak kabın içindeki suyla ellerimizi yüzümüzü yıkadık ve içtik. Resûlullah [s.a.v],
- Bunu yapmanıza sebep olan şey nedir, diye sordu.
-Allah ve Resûlü‘nün sevgisidir, dedik. Resûlullah [s.a.v] bize şöyle dedi:
- Eğer Allah‘ın ve O‘nun Resûlü‘nün sizi sevmesini isterseniz, sizlere verilen emanetlere riayet edin, konuştuğunuz zaman doğruyu konuşun ve komşularınıza iyi komşuluk edin!“
O'nu BÖYLE SEVDİLER...
M.YUSUF KANDEHLEVİ Çeviren: Hüseyin Okur SEMERKAND
|