Üye Girisi Yapmamissiniz Ya Da Zaten Bir Klas En Klas Forum Sitesi Üyesi Degilsiniz. Forumlardan Yararlanabilmek Için Üye Olmalisiniz. Lütfen Buraya Tiklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.
  Klas En Klas Forum Sitesi > Dini Konu ve Paylaşımlar > İslam ve İnsan > Tefsir > Tin Suresi
Konu Bilgileri Kisayollar
Konu Basligi Tin Suresi
Cevaplar 0
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 161
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Tin Suresi  (Okunma Sayısı 161 defa)
24 Şubat 2008, 18:39:21
koca_türk
Ziyaretçi
« : 24 Şubat 2008, 18:39:21 »



85. sureden (Burûc) sonra nazil olan bu sure temel bir ahlakî gerçeği formüle eder ve onun bütün sahih dinî öğretilerde ortak olduğunu vurgular. Surenin "başlığı" -veya, daha doğrusu, sureye adını veren anahtar kelime- ilk ayetinde geçen -incir (tîn) (yani, incir ağacı) sözünden çıkarılmıştır.

1. İNCİRİ ve zeytini düşün

2. ve Sina Dağını

3. ve bu güvenli toprakları! (1)

    "İncir" ve "zeytin", bu anlam akışı içinde, bu ağaçların çokça bulunduğu toprakları, yani Akdeniz'in doğusuna sınır olan ülkeleri, özellikle Filistin ve Suriye'yi sembolize etmektedir. Kur'an'da zikredilen Hz. İbrahim soyundan peygamberlerin çoğu bu topraklarda yaşayıp bu topraklarda tebliğde bulunduklarından, bu iki ağaç cinsi, son İbranî Peygamber Hz. İsa'da doruğa erişen Allah'tan vahiy alan bu insanlar zincirinin dile getirdiği dinî öğretilerin sembolü olarak kabul edilebilirler. Öte yandan "Sina Dağı" ise, Hz. Musa'nın peygamberliğini özellikle vurgulamaktadır, çünkü Muhammed (s)'den önce ve o'nun nübüvvetine kadar geçerli olan -ve esasları itibariyle Hz. İsa'yı da bağlamış bulunan- dinî kurallar, Sina çölündeki bir dağda Hz. Musa'ya vahyedilmişti. Son olarak, "bu güvenli topraklar" ifadesi, kesin olarak (2:126'dan açıkça anlaşılacağı gibi), Son Peygamber Muhammed (s)'in, doğduğu ve ilahî çağrıyı aldığı yer olan Mekke'yi gösterir. Böylece 1-3. ayetler, Hz. Musa, İsa ve Muhammed (s)'in şahıslarında temsil edilen tevhid dîninin üç tarihî safhasında geçerli öğretilerin -sahîh öğretilerin- gerisindeki temel ahlakî aynılığa dikkatimizi çekmektedir. Burada hatırlanıp düşünülmesi gereken spesifik gerçeğe sonraki üç ayette işaret edilmektedir.
4. Gerçek şu ki biz insanı en güzel şekilde yaratırız, (2)

    Yani, bu özel varlığın yaratılış amacının gerektirdiği fonksiyonlara tekabül eden bütün olumlu maddî ve zihinsel (dış ve iç) vasıflar ile donatılmış olarak. "En güzel şekil" kavramı, Allah'ın yarattığı her şeyin, insanoğlu ve insan kişiliği (nefs) de dahil olmak üzere, "yaratılış amacına uygun şekilde" var edildiği (bkz. 91:7 ve ilgili not 5, ayrıca -daha genel anlamda- 87:2 ve not 1) şeklindeki Kur'an hükmü ile bağlantılıdır. Bu ifade, bütün insanların bedensel ve zihinsel donanımlar açısından aynı "güzel şekil"e sahip olduklarını kesinlikle göstermez; o sadece, her insanın tabii avantaj veya dezavantajlarına bakılmaksızın, doğuştan getirdiği vasıfları ve içine doğduğu çevreyi mümkün olan en iyi şekilde kullanabilme yeteneği ile donatıldığını anlatır. (Bu bağlamda bkz. 30:30 ve ilgili notlar, özellikle 27 ve 28.)

 5. ve sonra onu aşağıların en aşağısına indiririz, (3)

    Bu "aşağıların en aşağısına indirmek", insanın kendi aslî, olumlu kimliğini saptırmasının -başka bir deyişle yozlaştırmasının- bir sonucudur: yani, insanın kendi yaptıklarının ve yapmayı ihmal ettiklerinin sonucu. Bu "indirme"nin Allah tarafından kendi eylemi olarak takdim edilmesi konusunda bkz. 2:7, not 7.

6. iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç: onlar için kesintisiz bir ödül vardır!
7. Öyleyse, [ey insan,] nedir bu ahlakî değerler sistemini yalanlamana yol açan? (4)

    Yani, önceki üç ayette ortaya konulan ahlak sisteminin -ki bana göre dîn teriminin bu bağlamda taşıdığı anlam budur-geçerliliğini. (Dîn kavramının bu spesifik anlamı için bkz. 109:6, not 3.) Yukarıdaki belâgat gereği soru şu anlamı ifade etmektedir: Burada işaret edilen ahlak sistemi bütün tevhîdî dinlerin öğretilerinde vurgulanmış olduğundan (karş. yukarıdaki 1-3. ayetler ve not 1), bunun gerçekliği, önyargısız herkes için apaçık ortadadır: bu gerçeği reddetmek, insan açısından onun ahlakî seçimde bulunma özgürlüğünü reddetmeye; Allah açısından ise, sonraki ayetin işaret ettiği gibi, tanım gereği "hükmedenlerin en adili" olan Allah'ın adaletini reddetmeye kadar varan bir tavır olacaktır.
8. Allah hükmedenlerin en adili değil mi?
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
yasin suresi Dini Videolar n.s 1 199 Son Mesaj 13 Haziran 2007, 17:20:18
Gönderen: nazlim
EyüP aihLden tekvir suresi Dini Videolar sen-nea28 0 111 Son Mesaj 20 Haziran 2007, 10:08:32
Gönderen: sen-nea28
Ankebut Suresi Meali Kuran-ı Kerim koca_türk 1 106 Son Mesaj 08 Ocak 2008, 01:25:48
Gönderen: dürr-i can
İnşirah Suresi Tefsir koca_türk 0 169 Son Mesaj 24 Şubat 2008, 18:35:34
Gönderen: koca_türk
Hümeze Suresi Tefsir koca_türk 0 186 Son Mesaj 24 Şubat 2008, 18:43:11
Gönderen: koca_türk
Duha Suresi Tefsir koca_türk 0 184 Son Mesaj 24 Şubat 2008, 18:47:05
Gönderen: koca_türk
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum



Wap - Wap2 - Wap Forum - XML - Rss - tagged - arsiv
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.147 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu

Dün 11:51:23