Bir muallim başından geçeni anlatıyor:
Çocuklardan not tutmaları için bir defter getirmelerini istedim.Sınıfın tek musevi öğrencisi hariç iki gün içinde hepsi istediğimi yerine getirdiler. Her ders aynı talebe Yahudi kızına tekrarladımsa da hali vakti yerinde olan bu kız deftersiz gelmekte devam ediyordu….
Aradan bir hafta geçtikten sonra dediğimi yapmadığı takdirde kendisini sınıfa almayacağımı söyleyince de ağlamaya başladı. Ailesinin çok geniş imkanı olduğunu bildiğim için bu direnmenin sebebini sordum…
Kızdan aldığım cevap bir Siyonist prensibinin genç bir Yahudi kızında ifade bulmasından ibaretti. Kız ağlayarak ne yapayım öğretmenim… YAKO on gündür dükkanını açmadı… Her halde hasta olmalı…dedi.
Yako’dan başkasından alış veriş etmeyi prensibine ihanet addedecek kadar bir taassupla yahudiliğine gösterdiği bu sadakatın kaçta kaçı acaba Müslüman gençlerinde bulunmaktadır…
Evet aydınlar ve zenginler arasında masonluğu halk tabakaları arasında koministliği yayan ve bu surette dünyayı ifsat eden yahudiliğin prensiplerine bağlı bu yahudi kadar kendi benliğimize sadakat gösterebiliyor muyuz be kardeşim…
Seni senden koparan benliğini unutturan beynini yıkayan seni uyuşuk kalbi temiz olmakla yetinen bir tip yapmak isteyenlere karşı uyanık mısın.
SEN BİR MÜSLÜMANSIN. İNANDIĞIN DİN HAKTIR. VADEDİLENLER GERÇEKTİR…
ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİNİ YAP VE KENDİNE SOR…
BENİM MÜSLÜMAN OLMAYANLARDAN FARKIM NE….