|
koca_türk
Ziyaretçi
|
 |
« : 01 Mayıs 2008, 22:20:52 » |
|
Yolda, çarşıda yürümek bile insanın kişiliği için ölçü olabilir. Kur’ân-ı Kerim’de, büyüklük taslayarak yürüme yasaklanmaktadır:
“Yeryüzünde şımarıklık taslayarak yürüme. Çünkü sen ne yeri delebilirsin ve ne de boyca dağlara erebilirsin.”1
“Allah’ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde sükûnetle, vakarla yürürler.”2
“İnsanlardan büyüklük taslayarak yüzünü çevirme, yeryüzünde çalımlı çalımlı yürüme. Şüphesiz ki Allah, her böbürlenen kendini beğenmişi sevmez.”3
Cenâb-ı Hak nasıl yürünmeyeceğini belirtirken, ne şekilde yürümek gerektiğini de ifade etmektedir:
“Yürüyüşünde mutedil ol, sesini alçalt…”4
Hz. Lokman’ın (a.s.) oğluna yaptığı tavsiyelerde de bu konuya yer verilmektedir:
“Yavrucuğum, böbürlenip çalımlı yürüme. Yolda yürürken, ne çok acele et, ne de ağır davran. Bu ikisi arasında ortalama bir ölçüyle yürü.”
Kur’ân-ı Kerim’in en iyi uygulayıcısı, şüphesiz, Peygamber Efendimiz’dir (s.a.v). Ebû Hureyre şöyle anlatır: “Resûlullah (s.a.v), ayağının bütünü ile yere basardı, ayağında boşluk olmazdı. Bütün vücudu ile öne döner ve bütün vücudu ile geri dönerdi. Ne ondan önce, ne de ondan sonra O’nun gibisini (güzellikte) görmedim.”5
Hanımlara da özel bir tavsiye vardır. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Peygamberin (s.a.v) hanımlarına şöyle buyurur: “Evlerinizde (vakar ile) oturun. Evvelki cahiliyet devri kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstere göstere yürüyüşü gibi yürümeyin.”6
Bu emirlerin sadece Allah Resûlünün hanımlarına ait olması düşünülemez. Onlar, mü’minlerin anneleri oldukları halde böyle olmaları istenirse, diğer Müslüman hanımlarından herhalde öncelikle istenir.
Grup halinde yürümelerde, bir kişinin önden veya arkadan yürümesi arkadaşları arasında tenkit sebebi olabilir. Devamlı önde yürümeyi gurura yükleyen, arkadan gelmeyi de yakınlarını kontrol eden bir göze bağlayanlar çıkabilir. Bu meselede Peygamberimizin (s.a.v) uygulaması ortadadır. Sahabelerin arasında yürür, alçak gönüllülüğünü gösterirdi.
Uzun yola çıkacak kişilere de Peygamber Efendimiz (asm), şu tavsiyede bulunur: “Üç kişi yolculuğa çıktıkları vakit içlerinden birini başkan seçsinler.”7
Dinimiz yol hakkına da çok değer vermektedir. Yolların lüzumsuz eşya ve insanlara zarar verecek şeylerden arındırılmasını istemektedir.
İnsan her hal ve hareketlerinde mütevazi olmalıdır. Yürürken, kibirli kibirli, kasıla kasıla yürümemelidir. Böyle bir yürüyüş şekli Rabbimiz tarafından yasaklanmıştır. "Yeryüzünde büyüklük taslayarak yürüme. Sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin." (İsra sûresi/37) "Gururlanıp insanlardan yüzünü çevirme; yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve övünenleri sevmez." (Lokman sûresi/18)
Yürürken kibirli yürümek gibi, otururken de ayak ayak üzerine atarak oturmak caiz değildir. Bu mütekebbirlerin oturuşudur. Sırt üstü yatarken dizi dikerek ayak ayak üstüne atmak da doğru değildir. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "İnsan sırt üstü yatıp da, dizini büküp ayağını ayak üzerine koymasın." (Ramûz el-Ehadis, c.2/488-5) "Sizden biri sırt üstü yatıp ayağını ayak üzere atmasın." (a.g.e., c.2/488-6)
Peygamberimizin yürüyüş tarzı
"Kim nefsinde büyüklük taslayarak yürümesinde kasılırsa Allah'a kendisine gazaplı olduğu halde mülâki olur." (a.g.e., c.2/413-2) buyuran Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), yürürken hafif bir şekilde öne doğru eğilerek, her nerede olursa olsun yokuştan aşağı iner gibi bir tavırla yürürlerdi. Yolda yürürken kibir sahibi gibi göğsünü gere gere yürümez, sağına, soluna salınarak gezmezdi. Peygamber Efendimiz, mescidde otururken, dizlerini dikip oyluklarını karnına bastırarak ve ellerini bacakları üzerine bağlayarak veya iki ellerini bacakları üzerine bağlayarak otururlardı. Onu bu mütevazi oturuş şeklinde bile heybet vardı. (Şemail-i Şerif, 158)
Dipnotlar: 1- İsra Sûresi: 37. 2- Furkan Sûresi: 63. 3- Lokman Sûresi: 63. 4- Lokman Sûresi: 19. 5- El-Edebü’l-Müfred, 2:520. 6- Ahzâb Sûresi: 33. 7- Ebû Davud, Cihad, 80
Necmi ÜNLÜ
|